7 Kasım 2009 Cumartesi

Güzel Bir Hava




Ceren "müzik" aşığı bir bebek *** müziği o kadar çok seviyor ki !! salıncakta sallanırken hem müzik dinliyor ,hem de uyku pozisyonuna giriyor .Bunun sebebi Cerenin doğumundan itibaren hep müzik dinlettim,
evde devamlı radyomuz açıktır .Biz dans etmeyi ve şarkı söylemeyi çok severiz.






Ceren son 4 günden beridir hasta olduğundan ve burnu sürekli tıkandığından eskisi gibi kaliteli bir uyku alamıyor. Canım çok sıkılıyor çokkk !! bugün açık havaya çıkardım.İyi geldi sanırım ki uyudu ama 30 dk.
çok uykusu olduğu halde sırf düzgün nefes alamadığı için meleğim uyuyamıyor :((
ALLAH ım yardım ederse kısa zamanda ATLATSAK KEŞKE ,YİNE ESKİ GÜZEL AÇIK NEFES ALMAYA DEVAM ETSE MELEĞİM ...!!!


Sokak köpeğine kemikler verdik Ceren ile birlikte..Ceren köpekleri çok sevdiği için büyük bir zevkle ,yemeğini yiyen köpeği izledi :))


Dışarıda gezerken bu şirin köpeği ve sahibesini gördük. Ceren köpek delisi ; durur mu !! hemen işaret parmağı ile köpeği gösterip yakından görmek istedi.Burada Cero arabasının üzerine çıkmış köpeği inceliyor.



6 Kasım 2009 Cuma

Kış Havası Bahar gibi

Bugün hava çok güzeldi ,soğuk olmasına rağmen hiç rüzgar yoktu.Cerenim rahatsız olmasına karşın yine de dışarı çıkardım gezdik ,ördeklere baktık , salıncakta sallandık .Onun için güzel bir moral oldu .
Eve geldiğimizde yine burnu tıkalıydı ,meme ememedi , burnunu temizlemek zorunda kaldık tabi ; Ceren çokk ağladı .ALLAH tan çok ağlatmamaya oyunlarla oyalamaya çalışıyoruz .Acı yok zaten ,korkusundan çok ağlıyor ;Ceren ağladıkça benimde ruhum çok acıyor ,çok üzülüyorum .Herşeyimsin sen benim meleğim...
Sen benim minicik kuzumsun ...bir an öce iyileşeceksin inşallah !! bizde seni zorlamayacağız artık hiçbir şey için....




5 Kasım 2009 Perşembe

Üç Adım Daha




ANNE İLE POZLAR ----ZORLAMA OLDU BİRAZ AMA NAPALIM İŞTE




Canım meleğim hasta olduğu için keyfi çok fazla yok ,onu oyunlarla daha çok güldürmeye çalışıyoruz.
Bugün akşam anneye gel oyunu oynadık . Ceren 3 adım daha attı.Yani adımlar attı :)) Çok yakında yürümeye başlayacak. O kadar güzel bir duygu ki !! onu yürümeye şevklendirmek daha da güzel :) içimde çok değişik bir duygu oldu ,anlatamam tarifini ,çok farklı , içim gıcıklandı diyebilirim Ceren adım attıkça yani gelmeye çalıştıkça tarif edilemez bir mutluluk ve sevinç içimdeki ....babası da çok ama çok mutlu oldu. :))O kadar güzel dengesini sağlamaya çalışıyor ki ayakta durmak için .. çok şirin oluyor yaaaa !!!
Benim akıllı ve becerikli kızım O !
HERŞEY O !

4 Kasım 2009 Çarşamba

Soğukalgınlığı - Nezle


Ceren 2 önce gece hiç uyuyamadı ,sabaha kadar yatağında dönerek ağladı ve bizde babasıyla uyuyamadık tabi......sorunumuz burun tıkanıklığı...nefes alamadığı için döndük durduk tüm gece..çok üzüldük çok :((
Sabaha kadar rahat uyuyamadı minnoşum...Tatlı Ceren mikrop kapmış ne yazık ki !! Nezle mikrobu :((
Sabah burnuna serum fizyolojik sıkıp çektik , biraz açılır gibi oldu ama sonra ateşi çıktı. Meleğim hasta oldu .
Bugün 3.günümüz , günde 4-5 defa burun akıntısı olduğu zaman çekiyoruz . Çok acım acıyor Ceren hasta olduğunda ....Yazık benim bebeğim hiç sesi çıkmıyor. Hiç sevmedi şeyleri yapıyoruz ama işte....yapmak zorundayız :(( burnuna deniz suyu sıkıp çekmek sonra ilaçta veriyoruz ( bebek A-ferim ) hiçbirini istemiyor ,kim ister ki kendisine böyle işkence yapılmasını :((

Hastalığının çabuk iyileşmesi için dualar ediyoruz..ALLAHın çabuk iyileşse minnoşum da kurtulsak şu mikroplardan biran önce ...

Cerenimin iyileşmesi için yaptıklarımız ;
*Öncelikle nezle ve gribin ilacı TAVUK ÇORBASI dır. Araştırmalar bu çorbanın içindeki enzimlerin faydası olduğunu kanıtlamış. Tabi içinde soğan , havuç gibi ek besinler olursa süper olur. Bu şekilde kaynatıp içine tel şehriye koyup ,biraz tavuk ekleyip blanderdan geçirip ekmeği papara yapıp içirmeye çalıştık .Ceren tarhanayı çok seviyor , ben içine tarhana da ekledim.

*Evi ,odaları bolca havalandırdım.

*Burun akıntısının genzine akmaması için ve nefes almasını kolaylaştırmak için yastığa yatırıp yastığı biraz yükselttim.

*C vitamini içeren besinlerden vermek gerekir ama Ceren daha yiyemediğinden sadece domatesin suyunu vermeye çalıştık. Havuç-elma suyu içirmeye çalıştık .

C VİTANİMİ içeren besinler : Taze sebze ve meyveler C vitamini içeren besinler olarak gerekli C vitamini ihtiyacımızı karşılarlar. Limon, greyfurt, portakal, çilek, kivi, frenk üzümü, en çok C vitamini içeren meyveler arasındadır. Lahana, domates, kuşburnu, karnabahar, ıspanak, maydanoz, turp, patates, yeşil biber gibi sebzeler en fazla C vitamini içeren sebzeler olarak C vitamini kaynakları arasında yer alırlar.

* Ihlamur kaynatıp içirmeye çalıştık. *Burun akıntısını devamlı temizledim , temizlerken hassas olan burun kenarlarını tahriş etmemeye çalıştım , krem sürdüm . * Odasına buğu yapıp koydum,mentol kokusu rahat nefes almasını sağlar.

*Kalorifer açık olduğu için burnu kuruyup ağzından nefes almasın diye odasında nemlendirici çalıştırdım . ( 3 er saat ara ile 20 dk. - devamlı değil . )Ağzından nefes aldığında hem boğazı kuruyup şişmesin hem de ağzında tat tabası oluşmasın .

*Ağzına aldığı herşeyi siteril etmek için kaynar su yapıp içine attım.Virüsleri tekrarlamayalım diye.

*Sık sık yatak çarşafı ve yastık kıfını değiştirdim.

*Doktor cold-mix diye bir damla verdi. Cerenin kıyafetine iki omuzuna da bu damladan birer adet damlatıyoruz .Mentol,reçine ve alkol içermiyor .Okaliptusve ladin yağları içeriyor.Burun tıkanıklığında wtkili oluyor ve rahat nefes almasını sağlıyor. İşe yaradı.

*Doktor bol bol ,sık sık emzirmemi istedi .Boğaz kuruluğunu alıyor ve beslenmesi,sıvı alması için...

İnşallah Cerenim yavrum en kısa zamanda iyileşir. Dua ediyoruz.






3 Kasım 2009 Salı

İMDATTT!!

İnsan bazen artık dur der ya ! yani dur demek fayda etmez tam ağzına kadar dolar ve kaçıp gitmek ister ya ; işte tam o günümdeydim bugün ..gerçekten artık ne kadar zorlarsam zorlayayım sabır taşı çatlayıp insanın önüne geleni kızası bağırası geliyor ki bu bile insanı rahatlatmaya yetmiyor. Meleğim zaten bunların sebebi oluyor .
Çünkü bebek dediğin her istediği yapılası , beklemeye asla tahammülü olmaması ,hep yanında durmak zorunda olunası çok narin bir canlı....Bebek dediğin asla yalnız bırakılmaması , gözlerinin üzerinden asla ayırılmaması bir varlık...Bebek dediğin çok tatlı , ona kızsan bile bir gülüşü -gülümsemesi bile senin kızgınlığını alası bir yaratılış ... ama bunlar bile benim bugün bu kadar sıkılmamı ,bunalmamı engelleyemedi...doldum taştım,kendimden geçtim diyebilirim sinirimden....kime sinirleniyorum ,beni anlayamayan bu şirin varlığa mı ? oturup anlatsam dünyayı sadece da da da , ba ba ba ..seslerini anlar !! ama hisseder hem de gözlerine bakıp anında hisseder ,havayı solur ve anlar o an ki hisleri..o da senin aynın olur çıkar birden...
Bebek dediğin konuşamaz ,anlayamaz dersin ama senin hislerini anında hisseder ve öyle de oldu..ben ağladım o dudaklarını büktü ,ben kızdım o sindi , ben mutsuzdum o hiç gülmedi ... öyle hassas narin varlıklar ki !!!
ama bazen işte, insanın o anlarına rastlıyor !! engel olamıyor sabrın ,aklın ,güzelim duygular, doluyorsun boşaltamadığın için içindekileri ...bir de yorgunluk ve açlık zaten başında herşeyin .... dolup dolup kızgınlığa dönüşüp seni içine alıyor gözlerin kararıyor ...

Sana böylesine muhtaç bir varlığı varken hiçbir şey yapamıyorsun kendin için...yemek yiyemiyorsun , uykun zaten yok geceleri devamlı kalkmaktan , ihtiyaçlarını bile kaçamak görüyorsun ,yıkanmak bile o kadar zor ki ,yemeğini hazırla bir de hanfendi yemesin ...!! işte seni çıldırtıyor bu !!! Senin yiyip güçlenmen,koccaaamaan olman lazım ,yemeden olmaz !!! desende seni hiç anlamıyor ki !!! Yemeğini hazırlarken bile yerinde durmuyorsun, hadi durma yerde uslu uslu otur o da yok , ya çekmece ile oynar ya da yerdeki karpuzu yalar !!!! Tabi dünyayı dilleri ile keşfedecekler dimi !!! Havalar soğudu ya , taşlarda soğuk tabi.... devamlı taşların üzerinde gezinir halı dururken , evdeki her çıkıntıyı bilir ...
Kedi desen kedi değil ama ayaklarının altında sürünür ...Eline attığın her şeyi ister verince de yüzüne bulaştırır ya da döker ...Kontrol etmek istersin ama bağırır ..neymiş -ben kendim yapıcam,öğrenicem ....
Bu kadar zor olacağını kimse söylemedi bize dimi !!!
Herkes bulmuş kolayını ,yanına bakıcı tutup bırakıyor rahatça...Nasıl gönülleri rahat oluyor tabi anlayabilmiş değilim ...!!! Zorunluktan yapanlara sözüm yok tabi !!!
Ama artık benim de bir sınırım var..dolup taşıyor içim,bunalmamak elde değil..
İşin kötüsü kızınca da yemek yememesine ; zor diniyor sinirim , sonra üzülüyorum ona kızdığım için ..o küçücük dudaklarını büküyor ,ağlamaklı oluyor ..yüzü gülmüyor..gülse bile beni neşelendirmek için oyunlar yapıyor.....işte o zaman kendime kızıyorum ,zaten hiç konuşamıyor derdini anlatamıyor ,seni anlayamıyor ..nereden bilsin kendi için iyiyi kötüyü ...
Geceleri de işte böyle üzülüp kendimi bitiriyorum bazen..bazen dediysem işte bugün ...!!

2 Kasım 2009 Pazartesi

ARABA GÜLÜ




İLK ARABAM







Playskool " İLK ARABAM " cidden düşündüğümden çok daha harika bir ürün..tam bize göre bir oyuncak ...Çekine çekine aldım ve Ceren bayıla bayıla kullanıyor şimdi..Herkese öneririm ...Ceren artık yürüyor..Biz de gülmekten kırılıyoruz Cerenin bu tatlı ,harika haline..Çok garip geliyor ,daha dün gibi elime doğan bebeğim şimdi yürüyor....Meleğimin artık kanatları çıkmaya başladı :(((

31 Ekim 2009 Cumartesi

İLK ADIM






Benim meleğim , İNCİ TANEM BUGÜN " İLK ADIMINI ATTI " BABASIYLA O KADAR MUTLU OLDUK Kİ !! Benim arslan kızım , muzu yemek için ilk adım attı tabi.. :)) onu gönülden kutluyor ve tebrik ediyoruzzzz !!!!
HAYATINDA ATTIĞIN TÜM ADIMLA MUTLULUKLA OLSUN ,SAĞLIKLA OLSUN MELEĞİM !!!








30 Ekim 2009 Cuma

ANNE OLUNCA ANLADIM-program

KANAL 1 de çok harika bir program başladı. " Anne olunca Anladım" bu haftadaki programda , anne işe başlarsa bebek NASIL BIRAKILIR konusuydu. Çalışan annenin suçluluk duygusu hkk.

prof.dr.Sabiha Paktuna Keskin çok güzel bilgiler verdi. 0-3 yaş arası bebekler için çok önemli .Bu dönem bebeğin annesine ihtiyacı varmış.Sadece anne !! baba ,dede vs.. kimse değil sadece anne !!
Bu dönemde bebekler fotograf makinası veya bir kayıt cihazı gibi sadece olayları,görüntüleri beyinlerinin amigdala bölümünü kaydedip kullanıyorlarmış. Düşünme yetileri yokmuş.Konuşabilmeleri bile papağan gibi taklit etme yeteneklerinden ileri geliyormuş. 0-1 yaş arası sadece kokuya duyarlılarmış.ANNE KOKUSUNA ..
Anne işe başlarsa eğer ,bu dönemde kendisi ile eşleştirdiği bir objeyi bebeğine verip onunla yetinmesini sağlayabilirmiş,mesela annenin kokusunun sindiği pijama, battaniye ,yastık kılıfı ...vs..özellikle en çok kullanılanlar bunlarmış.
Bebeğe devamlı sadece bir tek kişi bakmalıymış.Dönüşümlü bakılmaması gerekiyormuş.Bebek bu durumdan etkilenip huzursuz ,mutsuz ,agresif olabilirmiş. Bu sebeple kişilik karmaşası yaşayabilirmiş.
Bebekler sadece "ben merkezcilermiş" yani anne işe gitti ,beni bıraktı bir daha gelmeyecek öyleyse bana kim bakacak gibi..yani onun başkasını algılama yetisi yokmuş.Sadece " ben " olarak yaşarmış bu dönemde..3 yaş sonrası düşünmeye başladığı zamanda ise "biz"i algılamaya başlarmış.
Bu dönemde konuşmaya başlayan bebekler anneleri tarafından " bebeğim beni anlar,artık aklı ermeye başladı herşeye " gibi düşünmemeliymiş.Bu dönemde çoğu Anne bebeğini karşısına alıp konuşmaya çalışıp ,ben çalışmaya gideceğim,para getireceğim,sana oyuncaklar alacağım gibi..bebek bunu anlamazmış ,yani daha insan gibi algılayamazmış ,yine anne gidince beni terketti -bir daha gelmeyecek diye ağlamaya başlarmış.
Bunu engelemek için doktorun önerisi oyun oynamak, ama nasıl : BEN SENİ BIRAKMAM oyunu oynamayı öneriyor.Bebeği veya çocuğuyla birlikte ona sık sık "ben seni bırakmam, ben yemeğini yediricem ,bırakmam seniii, ayakkabını ben bağlarım bırakama kimseye vs.. gibi bebeği rahatlatan konuşmalardan yapılmasını ve bunun oyun olarak yapılmasını öneriyor. 2.önerisi ise ANNEYİ BİR OBJE İLE ÖZDEŞLEŞTİRMEK ..
Mesela annenin kokusunun sindiği pijama veya çakıltaşı..sadece anne ile bebeği-çocuğu arasında bir bağ oluşturmak adına.. doktor kendi çocuğuna okula giderken çocuğunun "cebine bu çakıltaşı koyuyorum-aramızda sır ama ,sende eve gelince benim çekmeceme geri koyarsın" gibi bağlantı yaptığını , çocuğunun cebinde annesini taşıdığını düşündüğünü yani eşleştirme yaptığını söylüyor.Çocuk bu durumda ruhunun ve içinin rahat olduğunu yani annesini yanında taşığı için huzurlu olduğunu,annesinin hiçbir yere gitmediğini ,onu bırakmadığını düşündüğünü söylüyor.
Aslında çok mantıklı..çok da güzel bir yöntem....

29 Ekim 2009 Perşembe

Müzik ve Ceren

Ceren müziği çok seviyor. Dans etmeye bayılıyor ve en güzeli bol bol ayakta durmaya çalışıyor. Ayakta durup benim gibi dans etmeye çalışıyor. Bebeklerin en güzel yanı annesini taklit etmeye çalışmaları..o kadar tatlı oluyorlar ki !!

Birlikteyken en çok söylediğimiz ve sevdiğimiz şarkılar :
*Kırmızı Balık
*Küçük Kurbağa
*Mini mini bir Kuş Donmuştu
*Dandini Dandini Dastana


SENİ DELİLER GİBİ SEVİYORUM ,
AŞK TANEM ,
BİR TANEM ,
TEK TANEM ,

CERENİM ,
MELEĞİM ,
HERŞEYİM ......

28 Ekim 2009 Çarşamba

ANNE OLMAK








Anne olmak ne kadar harika ,muhteşem ,inanılmaz güzel bir duygu..Bebeğinin sana her sarılışında ,kokusunu içine çektiğinde , benim kanım canım ,tırnağım,etim ,kemiğim herşeyim olan bu yavruşa her sarılışımda bunu o kadar çok iyi hissediyorum ki!! Onu her kötü şeyden korumak için neler yapmam ,neler yapmazki insan !!
Gözleri beni her aradığında o kadar güzel bir mutluluk ki bu !! Senden önce yaşamamışım ben ,senden önce mutluluk değilmiş gibi ..senin varlığınla sıkıcı günlerim ,gecelerim gitti yerine gerçek bir " hayat "bir "yaşam" aldı. O kadar renkli ki seninle zamanım , durmaya vakit yok ,yürümek değil koşmak zamanı seninle..Seninle herşey var şimdi ..Herşey var hayatımda...Heyecan , mutluluk ,sevinç , sempati , eğlence ..Seninle herşey tamam şimdi ..işte oturdu yerine...puzzle parçaları gibi yerine oturdu dünyam...Dünyam sen oldun "bebeğim"!! Benim içinden çıkılamaz sıkıcı ,bazen renksiz ve hep aynı olan dünyama IŞIKLARINI SAÇARAK geldin. Seni canı pahasına seven, delice seven annen var ..Seni her zaman mutluluk delisi yapmak isteyen...

Seni delice seviyorum meleğim !! Sen benim şans meleğimsin ....

AKILLI BEBEK




Bebekleriniz milyarlarca beyin hücresi ile doğar. Doğumdan üç yaşına kadar bu hücreler arasında trilyonlarca bağlantı oluşur. 3 yaşına kadar kullanılmayan beyin hücreleri ölür. Çocuklarımızın iyi bir geleceğe sahip olması için; anne babalar olarak elimizden geleni yaparız. 3 yaşından sonra yuvaya ve anaokuluna göndermeyi planlar, her türlü maddi desteği sağlamak için gece gündüz çalışırız. Aslında yaptığımız sadece 3 yaşından sonra elimizde kalanlar için çaba sarfetmektir. Bebeklerimizin kaderini değiştirmek bizim elimizde ve aslında çok kolay ! Yarınlarımızı bıraktığımız çocuklarımızın gelişimi için 0-3 yaş arasında onları destekleyin. ! Mümkün olduğunca çok sayıda beyin hücresi kurtarın ! !

http://www.akillibebek.com/

Zeka Gelişimi için Omega-3 çok önemli ! Peki en bol ve en ucuz hangi balıkta var?

Bebek Çocuk - Gelişim
Beyin yapısının büyük kısmının yağ dokusundan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Küçüködük, çocuk beslenmesinde yağ içerikli gıdaların büyük önem arz ettiğini kaydetti. Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinin sinir hücrelerinin (nöron) büyüme ve gelişmesinde son derece önemli rol üstlendiğini bildiren Prof. Dr. Küçüködük, Omega-3 yağ asitlerinin, soğuk su balıklarında bol miktarda bulunduğunu ifade etti. Balığın sağlıklı beslenmede vazgeçilmez bir gıda maddesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Küçüködük, özellikle çocuklara genel gelişimin yanı sıra beyin gelişimi için de balık yedirilmesi gerektiğini vurguladı. Çocuklara 7. aydan itibaren balık yedirilmesini öneren Prof. Dr. Küçüködük, şunları kaydetti: “Çocukların normal gelişiminin yanı sıra beyin gelişimleri için de haftada iki gün mutlaka balık tüketmeleri gerekir. Özellikle somon, uskumru, ton balığı, sardalya gibi balıklar Omega-3 yönünden oldukça zengin balıklardır. Omega-3 yağ asitlerinden DHA insan beynindeki hücrelerin yenilenmesine katkıda bulunur. Balık türüne göre Omega-3 miktarı farklılık gösterebilir. Genellikle ızgarası yapılan balıklar, Omega-3 yönünden zengin balıklar. Ülkemizde en çok tüketilen balıklardan olan hamsi de Omega-3 ihtiyacını karşılayacak düzeyde.





6 - 12 Ay Bebekler için Beyin Geliştirici Aktiviteler
Akıllı Bebek - Beyin Geliştirici Aktiviteler
* Bebeğinizi sık sık kucakların ve ona sevgi dolu sözler söyleyin.
* Evde yaptığınız işlerle ilgili onunla konuşun. Ne yaptığınızı ve neden yaptığınızı anlatın.
* Ninni ve tekerlemeler söyleyin, müzik dinletin. Müzik matematik, dil ve diğer beceriler ile ilgili alanları uyarır.
* Küpleri üst üste dizip devirin. "Alt" ve "üst" kavramlarını anlaması için ona ne yaptığınızı anlatın.* Bebeğinizi aynanın önünde tutun ve yüzünün bölümlerini ona gösterin.
* Neden sonuç ilişkisini anlatın. Örneğin elektrik düğmesine basılınca ışık açılır veya musluğu açınca su akar gibi. 9-12 aylık olduğunda gözetim altındayken bunları denetin.
* Bebeğinizin başka çocuklarla bir araya gelmesini sağlayın.
* Bir kabın içinde top yuvarlayın.
* Hışırtılı sesler çıkaran objeleri buruşturun, bu tip sesler bebeğinizin hoşuna gidecektir.
* Kutu, tencere, plastik kap gibi malzemelerle oynayın. Küçük objeleri büyüklerin içine yerleştirin, kapaklarını kapatın.
* Dergi ve gazetelerden insan ve obje resimleri gösterin. Böylece resimlerin gerçek objeleri temsil ettiğini ve hepsinin birer adı olduğunu öğrenir.
* Beraber topu ileri geri yuvarlayın.
* Bir objeyi havlu altına saklayarak bulmasını sağlayın. Böylece "altında" kavramını öğretmiş olursunuz.
* Bebeğinize değişik ve yeni yerler gezdirin ve gördüklerinizi anlatın.
* Adını söyleyerek bir objeyi bebeğinize verin ve geri vermesini isteyin.
* En sevdiği oyuncakları saklayıp nerede olduğunu bulmasını isteyin.
* Bebeğinize kağıt ve kalem verip, neler yapabileceğini gösterin.
* Ellerinizi çırpın ve onun taklit etmesini isteyin.
8-18 Ay : Onlar konuşurken (ses çıkartırken de diyebiliriz) bütün dikkatin kendilerine verilmesine ihtiyaç duyarlar. Onlarla kurulan göze temasıda bu nedenle çok önemlidir.
8-18 Ay : Bazı oyunlar deneyin: sırayla burnuna veya ayak parmaklarına dokunmak ve sonra kendinizinkilere dokunmak gibi. Yavaş yavaş o yüzün kendi yüzü olduğunu anlamaya başlar.
Küçük çocuklar şarkı söylemek ve dans etmekten hoşlanırlar ve bu onların hem dil hem de fiziksel becerilerini geliştirir.
Müzikle beraber eğleninŞarkı söyleme zamanı
Tekerlemeler ve şarkılar doğumdan itibaren çocuklarca çok sevilir. 2 yaş çocukları bu sayede kelimeleri sürpriz bir hızla öğrenirler. Şarkıları sıkça tekrarlayarak ve onu tekerlemelerin son kelimesini söylemeye motive ederek yardımcı olabilirsiniz veya tekerlemelerin içindeki isimleri onun bildikleri ile değiştirebilirsiniz.
Parmak oyunları – Bütün işi sizin yapmanız gerekse de, kolay parmak oyunları 2 yaş çocuklarının ilgisini çok çeker. Hareketli tekerlemeler – Bunlar parmak oyunlarından çok daha karmaşıktırlar ve genelde tüm vücut ile yapmak gerekir. Bu yüzden 2 yaşını geçmiş çocuklar için daha uygundur. (Örneğin; eller şap şap şap, ayaklar rap rap rap…)
Gerilme ve eğilme – Bu egzersiz ikiniz için de iyidir. Bir müzik koyun ve kollarınızı havaya uzatın, dizlerinizi kırın ve zıplayın. (Eller havaya, hop hop hop zıpla!)
Birlikte dans edin – Çocuklar siz dans ederken ayaklarınızın üzerinde durmayı severler. Eğer bu çok zor geldiyse, değişik tarz müziklerde ayrı ayrı dans etmeyi deneyin, hızlı, yavaş, gürültülü, yumuşak, ritmik, vb. Yatma zamanına özel bir melodiyi mırıldanmak gibi bir rutin yaratırsanız, bu çocuğunuzun uykuya gitme saati geldiğini anımsamasına yardımcı olur.

Dışarı Çıktık ..




Hava çok soğuk biliyorum , ama bugün biraz daha güzel gibi ,esmiyor yani..biz de bunu fırsat bilip hemen dışarı şöyle bir gezmeye çıktık . Parka gittik ,salıncakta sallandık sonra da abaya bindik...Parkta bizim gibi fırsatçılar da vardı .Onlarda bebeklerini çıkarmışlardı . Gezdik azıcık ve havamızı aldık.